Merhaba, bugün 26 Eylül 2018 Çarşamba
MENÜ
Tarihçe

Türkiye Trakya’sının güney sahilinde yer alan Marmaraereğlisi (Antik PERINTHOS kenti) İ.Ö. 600 yılında Samos’lu kolonistlerce kurulmuştur. Ancak Marmaraereğlisi’nin 5 km. batısında bulunan TOPTEPE HÖYÜĞÜ’nde yapılan arkeolojik kazılar sonucunda İ.Ö. 4300 yıllarına tarihlenen medeniyet ortaya çıkarılmıştır. Kapsamlı bir ticaret, gelişmiş bir ekonomi için büyük öneme haiz iki doğal limanın bulunması, antik yolların EREĞLİ yakınında birleşmesi, kentin hızla gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Kuruluşundan kısa bir süre sonra İ.Ö. 570 yıllarında Selymbria (Silivri) koloni kentini kuran Megaralılar, Perinthos’u ele geçirmek isteseler de başarılı olamazlar. Ancak bu yüzyılda doğudan gelen başka istilacılar vardır. PERS Kralı Dereus II (İ.Ö.5 14) Tuna nehrinin kuzeyinde yaptığı sefer sırasında tüm Trakya’yı hâkimiyeti altına alır. Perslerin İ.Ö. 476-475 yıllarında Kimonlar tarafından yenilgiye uğratılması neticesinde Perinthos yeniden bağımsızlığını kazanır.

İ.Ö. 337 yılında ATTİCA - DELOS Deniz Birliği’ne üye olan Perinthos’u II. Philip kuşatır ancak alamaz. Buna mukabil kentte II. Philip’in oğlu Büyük İskender (Alexander III. İ.Ö. 336 - 323 ) adına sikke (madeni para) basılmıştır. İ.Ö. 1 yüzyılda Karadeniz kıyılarına hakim Pontus Kralı Mithridates batıya doğru ilerlemiş, birçok kenti ele geçirdikten sonra Perinthos kentini kuşatmış ancak almaya muvaffak olamamıştır. İ.S. 46 yılında Roma İmparatoru Cladius Trak sülalelerini bertaraf ederek bölgede Roma Eyaletini Kurmuştur. Eyalet valisinin ikamet yeri Perinthos’ tur. Bu dönemde özellikle askeri açıdan ve üzerinde bulunduğu yollar sayesinde önemi artan Perinthos “VİVAEGNATA” adı verilen ve Adriyatik kıyısındaki Dyrrachim’dan başlayıp Byzantion’a (İstanbul) giden sahil yolu ile Singidunum’dan (Belgrad) başlayıp Perinthos’ta sona eren ordu yolu üzerindedir. İ.S. 196 yılında Roma İmparatorluğu ile Byzantion (İstanbul) arasında çıkan anlaşmazlıkta Perinthos, Roma’nın tarafını tutmuştur. Çıkan savaşta Byzantion yenilince Roma İmparatoru Septimus Severus (İ.S.193-21 1) Byzantion’u köy statüsüne indirerek arazisini Perinthos halkına bağışlamış, ayrıca kente spor oyunlarını düzenleme hakkı vermiştir. Bu savaş anısına Septimus Severus’un büyük bir heykeli Perinthos’a dikilmiş, tapınaklar inşa edilmiştir. İmparator Aurelian’in ölümünden sonra (İ.S.270-275) Perinthos’un ismi Heraklia (Herakles’in Kenti) olarak değiştirilmiştir. İ.S. IV. ve V. Yüzyılda Heraklia halı dokuma yeri olarak ün salmıştır. İ.S. 395 yılında Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasından sonra önemini giderek yitirmiştir. Bizans İmparatoru Anastasius (İ.S.491-518) ve Justinianus (İ.S. 527-565) zamanlarında Heraklia’da Büyük bir onarım ve yeni yapılaşma dönemi yaşamıştır. Bu dönemde Heraklia’nın antik kaynaklarda Piskoposluk merkezi durumuna geldiği yazılıdır. 1993 yılında Tekirdağ Müze Müdürlüğünce gerçekleşen arkeolojik kazılarda tabanı mozaik döşeli büyük bir Bazilika açığa çıkarılmıştır. 591 yılında Avarların 719 yılında Bulgarların eline geçen kent büyük tahribatlara uğramıştır. 1204 yılında Venedikliler ve nihayetinde, 1353 yılında Trakya’ya geçen Süleyman Paşa yönetimindeki Osmanlı ordusu adım adım tüm Trakya’yı Osmanlı idaresi altına almıştır. Bu dönemde Cedit Ali Paşa Kendi adına (17. yy) bir cami inşa ettirmiştir. Marmara Ereğlisi Trakya’nın Efes’i durumundadır. Toprak altındaki şehir ortaya çıkarıldığında turizme büyük hizmet edilmiş olacaktır. İstiklal savaşında “Trakya Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” düşman işgalinden kurtulma çabalarını sürdürmüştür. Büyük Taarruz’un başlaması ile nihayet 1922 yılında bölge Türk birliklerince teslim alınarak sonsuza kadar Vatan Topraklarına katılmıştır. Cumhuriyet Dönemi başlarında küçük bir balıkçı köyü durumundaki M.Ereglisi’ne Selanik’ten gelen göçmenler yerleştirilmiştir. Birçok medeniyetin yaşandığı Marmara Ereğlisi’nde çeşitli kazılarda ortaya çıkarılan bu medeniyetlere ait kalıntıların sergilenmesi için, Şehit Ahmet Oral Caddesindeki belediye parkını düzenlenip açık hava müzesi haline getirilmiştir.

II. yüzyıl Roma Dönemine ait lahit

Ben Cleopatra olarak tanınan Valeria Lucia, bu lahiti tüm alanı ile kendim ve sevgili eşim Marcus’un oğlu Marcellus için kendi olanaklarım ile yaptırdım. Kim ki buraya başka birisini defnetmeye kalkarsa, şehir kasasına 5.000 dinar ödeyecektir.

Trakya Tümülüsleri

Tümülüsler anıt mezar tepeleridir. Grekçe’de Tymboy olarak geçmektedir. Çok tanrılı dinlerde gömü şekillerinden biridir. Trakya’da ve Balkanlarda yapılan araştırmalarda, Trak geleneklerinde ölüler atıyla birlikte gömülmekteydi. Hatta hayatlarının bir parçası olan atları için ayrı Tümülüs dahi yapmaktaydılar. Trakya’da Helenistik ve Roma dönemlerinde Perinthos Tümülüsleri kentin çevresinde konik halinde anıtsal görünümleriyle tarihin birer belgeleridir.

Çeşmeler

M.Ereğlisi’ndeki su ihtiyacını karşılayan kent tarihi ile ilişkili olarak son tespitlere göre Roma döneminden beri Değirmendere’nin kaynaklarından sağlanmıştır. Perinthos’a 17 km. uzaklıktaki Değirmendere su kaynaklarında yapılan havuzlarla toplanan sular pişmiş toprak borularla M.Ereğlisi’ne kadar getirilmiştir.

Cami

Cedit Ali Paşa Marmara’da tutulduğu fırtınadan Ereğli’ye sığınarak kurtulunca pek beğendiği bu yere bir cami yaptırarak kurtuluş borcunu ödemiştir.

 

Coğrafi Yapı

Marmaraereğlisi ilçesi konumu açısından İstanbul iline 90 km., Tekirdağ iline 38km. uzaklıkta olup, İstanbul iline 11 km. olmak üzere toplam 32 km. uzunluğunda sahil şeridi ve plaj niteliğindeki kumsal kıyı yapısı, kısmen de yar niteliğinde sahil yükseltileri mevcuttur.

Yüzölçümü 182 kilometrekare olan ilçemiz arazisi genelde tarıma elverişli topraklardan oluşmaktadır. 

İlçe ekonomisi tarım, hayvancılık, sanayi, turizm ve balıkçılığa dayalıdır. İlçemizin tarımsal potansiyelini oluşturan 158 bin dekar arazide tarımsal faaliyetler yapılmaktadır. Tarım genelde makineli olmak üzere hububat ve ayçiçeği ağırlıklıdır. Bunun dışında karpuz ve kavun üretimi diğer ürünler arasındadır. 
İlçemizin sahilleri balık türü bakımından oldukça zengindir. Kıyılarımızda; tekir, barbunya, kılıç, kolyoz, uskumru, palamut, torik, istavrit, sardalya, sinarit, levrek, midye, kalamar gibi deniz mahsullerini her mevsim bulmak mümkündür. 

Ulaşım kolaylığı, uygun iklim şartları, tarihi zenginlikleri, doğal güzellikleri renkli ve pırıl pırıl kumsalımız, masmavi denizimiz yaz tatilini geçirmek isteyen turistler için bulunmaz bir fırsattır. İlçemizin yaklaşık 30 km. sahil şeridinde birçok otel, içkili ve içkisiz lokantalar, bar, kafeterya, diskotek, kamping yerleri, halk plajları yerli ve yabancı turistlere hizmet vermektedir. İlçemiz deniz yolu itibari ile önemli bir konumdadır.

Şehir merkezimizde mevcut 3 iskele ve liman tesisinde yük gemileri için yeterli hizmet verebilmektedir. Yap-İşlet-Devret modeli ile yapılan Kaptan Demirçelik A.Ş.’ne ait liman tesislerinde orta ve daha büyük ölçekli çeşitli yük gemileri yanaşabilmekte ve yükleme-boşaltma yapabilmektedir.

Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji
Nostalji



Marmaraereğlisi Turu